Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Şeyh Bedreddin’i anma programının Türkiye’deki ayağında evsahipliğini yapacak. Işıklar, önceki gün ziyaretine geldiği Ailevi Bektaşi Örgütlerine her türlü desteği vereceğini ifade etti. Anma programı 22 Şubat 2015 tarihinde yapılacak.2015 yılı anma programı kapsamında Yunanistan’dan da etkinlik düzenlenecek. Türkiye’deki ayağında ise Silivri’nin evsahipliği yapacak. Organizasyon hazırlığının görüşüldüğü ziyarette konuşan Başkan Işıklar, her türlü desteği seve seve vereceklerini ve Yunanistan'ın Serez Belediyesi ile ortak bir çalışma yapacaklarını ifade etti.Anma programına ilişkin gerçekleştirilen ziyarette heyete, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi Başkanı Rıza Sevimli, Alevi Kültür Dernekleri Silivri Şubesi Başkanı Coşkun Aksoy ve Silivri Belediyesi CHP Meclis Üyesi Süheyl Kırkıcı öncülük etti.22 ŞUBAT’TA SİLİVRİ’DE ANILACAKŞeyh Bedreddin’i anma programının ilki, 14 Aralık 2014 günü Cağaloğlu'ndaki II. Mahmut Türbesi’nin bahçesindeki mezarı başında gerçekleşecek. Programın ikinci ayağı ise idam edildiği Yunanistan’ın Serez şehrinde yapılacak. Son ayağında da 22 Şubat 2015 Pazar günü Silivri evsahipliği yapacak.PEKİ ŞEYH BEDRETTİN KİMDİR?Şeyh Bedreddin Mahmud veya Simavnalı Bedreddin, İslâm tasavvufunun Vahdet-i Vücud okuluna mensup Osmanlı mutasavvıfı, filozofu ve kazaskeri. "Şeyh Bedreddin İsyanı" diye bilinen dini ve siyasi ayaklanmanın lideridir. Özellikle 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu Fetret Devri sırasında desteklediği Musa Çelebi'ye verdiği destek ve çağdaş sosyalizm uygulamalarını çağrıştıran yönetim yöntemleriyle bilinmektedir.KEMİKLERİ CAĞALOĞLU'NA GETİRİLDİŞeyh Bedrettin, Edirne civarındaki Simavna’da 1365’de doğdu. Simavna Kadısı’nın oğlu Şeyh Bedrettin’in görüşleri, Osmanlı tahtı için tehlikeli görüldü. Balkan Savaşları’ndan sonra Bulgaristan sınırlarındaki Deliorman’a kaçtı. Burada, Osmanlı ordusuna başkaldırınca esir düştü. 1420’de Serez Çarşısı’nda idam edildi. Cumhuriyet kurulduktan sonra, 1924 Mübadelesi sırasında, Serez’deki mezar açıldı ve kemikleri İstanbul’a getirildi. Topkapı Sarayı’nda muhafaza edilen kemikler, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından, dönemin askeri yönetimi tarafından 29 Kasım 1961’de II. Mahmut’un Divanyolu’ndaki türbesinin haziresine defnedildi.ORTAYLI: ALEVİLER FİKİRLERİNİ DİKKATE ALIRGünümüz Tarih Profesörü İlber Ortaylı, Şeyh Bedrettin hakkında şu bilgileri aktarıyor: “Tuhaf fikirleri var o dönemde. Sosyalizme kayan fikirleri var. Ama o dönemlerde bunların konuşulması mevzu bahis bile değil. O'nun fikirlerine, Trakya ve Rumeli'deki Alevilerin bağlılıklar çoktur. Anadolu'da kimse yoktur dikkate alan. O'nun adına konuşan halifeleri tarafından ayaklanmalar çıktı. Bedrettin takip edenler arasında Yahudiler ve Hıristiyanlar da var, Türkler de bulunuyor. Büyük dertli bir ayaklanmada, hiç şüphesiz devlet kademesi etrafına sığınıyor Çelebi Mehmet. Kardeşlerine göre,büyük komutanları ile iyi geçiniyor. Mehmet Çelebi, Beyazıt Paşa ile çok iyi geçiniyordu. Şeyh Bedrettin olayında da, o kalabalığı yok etmekte büyük katkı ve faydaları olmuştur." YAŞAMI VE İSYAN SÜRECİVikipedia ve diğer tarih sitelerinde yer alan bilgilere göre, Şeyh Bedrettin'in yaşamı ve isyan süreci şöyle anlatılıyor:Yaşamı hakkında bilinenler, büyük oranda torunu Hafız Halil'in yazdığı Menakıbname'ye dayanır. Şeyh Bedreddin'in atası olan Abdülaziz, Osmanlı beyliğinin Rumeli fethine katılmış ve Dimetoka'da yapılan savaşta hayatını kaybetmiştir. Abdülaziz'in İsrail adındaki oğlu Dimetoka kalesi Rum beyinin kızıyla evlenmiş ve bu evlilikten Şeyh Bedreddin doğmuştur. Şeyh Bedreddin, Edirne yakınlarında ve Karaağaç ile Dimetoka arasında kalan Samona kalesinde doğduğundan kendisi Samavna kadısıoğlu diye tanınmış, daha sonradan yakıştırma sonucu yanlışlıkla Kütahya'nın Simav yerleşimiyle ilişkilendirilerek Bedreddin Simavi denilmiştir.Şeyh Bedreddin eğitim çağında Bursa'ya gelerek ders arkadaşı Kadızade-i Rumi diye bilinen Musa (meşhur matematikçi ve astrolog) ile birlikte onun babası Bursa kadısı Koca Mahmud efendiden ve daha sonra da Konya'da Allame Feyzullah'dan ders almıştır. Buradan sonra önce Suriye'ye ve sonrasında Kahire'ye gitmiştir. Burada Mübarekşah Mantıki'den ilahiyat, felsefe ve mantık okuyarak yüksek eğitimini tamamlamış ve bu arada Kahire'de inziva halinde yaşayan Hüseyin Ahlati'den de tasavvuf okumuştur. Onun emriyle Tebriz'e ve sonrasında Kazvin'e giderek Bâtınî inancını öğrenerek Kahire'ye dönmüştür. Şeyh Bedreddin, Memlûk sultanı Berkuk' un saygı gösterdiği Hüseyin Ahlati'nin tavsiyesiyle sultanın oğlu Ferenc'in hocalığına tayin edilmiş ve burada bulunduğu sırada fıkıh eserlerini yazmaya başlamış ve 1397'de şeyhinin ölmesi üzerine onun yerine şeyh olduktan bir süre sonra Anadolu'ya dönmüştür.Anadolu'ya geldiği zaman yerleşimleri dolaşarak tasavvufunu yaymaya başlamıştır.BÖRKLÜCE MUSTAFA VE TORLAK KEMAL İLE TANIŞIRŞeyh Bedreddin önce Karaman ve Germiyan Beyliklerinin topraklarına gider. Gittiği yerlerde tanınmaktadır. Buradan Menderes Vadisi boyunca ilerleyerek Aydın'a gelir. Menakıbname'ye göre, yolu üzerindeki Nizar köyünde en önemli müritlerinden Börklüce Mustafa ile tanışır. Daha sonra Tire üzerinden İzmir'e geçer. Menakıbname'de İzmir'den, Hıristiyan nüfuslu Ceneviz hakimiyetindeki Sakız Adası'na geçtiği anlatılır. Kütahya ve Domaniç üzerinden Bursa'ya yaptığı yolculuğu sırasında Sürme köyünde diğer önemli müridi Torlak Kemal ile tanışır.DELİORMAN'DA AYAKLANMA BAŞLARRumeli'ye geçerek Edirne'ye yerleşen Şeyh Bedreddin burada kendisini ziyarete gelenlerle görüşerek faaliyetlerini genişletmiştir. Şeyh Bedreddin'in bu faaliyetleri Osmanlı Devleti'nin parçalanıp şehzadelerin birbirleriyle mücadele ettiği döneme denk gelmiştir. İlim ve erdemi etrafta duyulmuş ve Edirne'de hükümdarlığını ilan etmiş olan Musa Çelebi tarafından 1411 yılında kazasker tayin edilmiştir. Çelebi Mehmet kardeşi Musa Çelebi karşısında galip gelip 1413 yılında hükümdar olunca Şeyh Bedreddin kazaskerlik görevinden alınmış, ilim ve erdemine saygı duyulduğundan maaş bağlanarak İznik'te oturtuldu. Şeyh Bedreddin, eski müritleri Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal ayrı ayrı yerlerde (Aydın ve Manisa) faaliyetlerini arttırdıklarını duyunca hacca gitmek bahanesiyle çocuklarını bırakarak Kastamonu'ya gitmiş, buradan da Karadeniz yoluyla Eflak voyvodasının yanına gitmiştir. Eflak'tan ayrılarak Osmanlı topraklarına geçerek Silistre, Dobruca ve Deliorman taraflarında görüşlerini yayarak çok sayıda taraftar kazandıktan sonra ayaklanmanın merkezi olarak Deliorman'ı seçmiştir. Şeyh Bedreddin üç ayrı yerde birden müritleriyle birlikte ayaklanma çıkartmıştır. En çok Alevi Türkmenlerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki propaganda faaliyetleri yürütür. Üzerine gönderilen Osmanlı kuvvetleri isyanı bastırır ve Şeyh Bedreddin yakalanarak Serez'e padişah I. Mehmed'in huzuruna getirilir. I. Mehmed, Şeyh Bedreddin'in idamını infaz etmeden önce ulemaya danışır ve fetva ister. Şeyhülislam ve beraberindekilerin kararı idam olmuştur. Şeyh Bedreddin 1420'de Serez çarşısında idam edilmiştir. 1961'de kemikleri, Divanyolu'ndaki II. Mahmut Türbesi haziresine defnedilmiştir.
Genel
Yayınlanma: 02 Aralık 2014 - 09:30
Osmanlı isyancısı Silivride anılacak
Silivri Belediyesi, Alevi Derneği ile ortaklaşa bir girişimde bulunarak Şeyh Bedrettin için anma programına hazırlanıyor. Bu kişi, tarihi kaynaklarda Osmanlı Devleti'ne başkaldıran 'isyancı olarak yer alıyor. Bu gerekçeyle 1420 yılında idam ediliyor.
Genel
02 Aralık 2014 - 09:30











